Ortaçağ’da Cinayet

Yazan: admin | 02 Kasım 2009 | Kategoriler: Tarih
Etiketler: , , ,

ortacagNasıl Arabistan’da , hırsızlık yapanın eli kesiliyorsa, Ortaçağda da, Franklar arasında, canileri, katilleri işledikleri suçları satın alarak idamdan, işkenceden kurtaran özel yasalar vardı…

Tarihe olan ilgi arttıkça yaşamın her alanı tarih periskobunun menziline giriyor .  Sinema cinayet , ölüm , işkence gibi insan ruhunun karanlık noktalarını büyük bir görselliğe dökerken zihinlerimizde korku imparatorluğu yerini çoktan aldı bile. Acaba bu işin tarih yazımı noktasında geldiği yer neresi ?  Cinayetin tarihi yazılabilir mi ? Bu gün Türkiye kitap dünyasında cinayete dair yazılanlar yok denecek kadar az . Ufak bir araştırma yapıldığında bulabildiğimiz tek kitap galiba Franck Collard ‘ın yazdığı  Yeditepe yayınevince yayımlanan “Ortaçağ’da Zehir ve Cinayet ” adlı kitap olsa gerek. Eğer ki gözden bir şey kaçırmışsak Tarihin kırbacı üzerimizde şaklasın .

Eser Tutel

Eser Tutel

Bu konu ile ilgili ilk çalışmayı galiba 1979 yılında Eser Tutel adlı tarihe gönül vermiş yazarımız  yapmış. Türkiye ne yazık ki bu güzide yazarımızı 21 Mart 2008 tarihinde kaybetti. Rahmetli Eser Tutel Beyefendi’nin vücuda getirdiği çalışmalar http://www.iletisim.com.tr/kişi/eser-tutel-240.aspx adresinde mevcuttur. Eser Bey gemicilik ve deniz hakkında araştırma yapmış ve Türk milletine denizi , vapurları sevdirmiştir. Bu gün deniz , martılar , simit ve o vapurların mavilikler içinde süzülmelerine bir manâ yükleyebiliyorsak Eser Tutel Beyefendi’nin o güzelim çabaları sayesindedir. Mekânı cennet olsun diyerek bu küçük blogtan kendisini yâd edelim.

Gelelim söz konusu yazıya : Ortaçağ’da Cinayet Tarifeleri

Kaynak : Yıllarboyu Tarih, yıl 2, sayı: 4, cilt 2,Nisan 1979 , sayfa 45

Ortaçağ da, Franklar arasında, suç işleyenlerin, suçun büyüklüğüne göre para ödeyerek, cezadan kurtulmalarını sağlayan bir sistem yaygın hale gelmişti. Ödenen para, ayrıca zarar gören kimsenin önemine göre de değişiyordu. “ Metelik “ diyebileceğimiz para birimi, aslında hiç de azımsanacak bir miktar değildi, çünkü altın para esası üzerineydi. Bu “ metelik” lerin üç tanesiyle bir inek ya da kısrak satın alınabilirdi.

Bakın, bu ödeme sisteminin ne gibi incelikleri, ne gibi kuralları vardı : bir Barbar’ın değeri , bir Romalı’nın iki katıydı. Bir toprak sahibini öldürenin ödeyeceği para, bir kâhya için ödenenden iki kat fazlaydı. Bir domuz çobanını öldüren 30 metelik ödemeye mecburdu, eğer ölen iyi bir köleyse bu miktar 60 metelik”e çıkıyor, hele bu kölenin elinden kuyumculuk gibi ince işler geliyorsa, miktar 150 “ metelik” e yükseliyordu.

Soylu birini öldüren ise cezadan kurtulması için 1000 “metelik “ e yakın bir serveti ödemek zorundaydı. Örneğin, bir papazı… Kralın yakınlarından birinin canına kıyanlar ise 1800 “ metelik “ veremezlerse, başlarına geleceklerin korkusuyla ölüp giderlerdi. 1800 “ metelik” le yüzlerce başlık bir inek sürüsü satın almak mümkündü ki, bu kadar para pek az kimsede vardı.

Yalnız krallar tarife dışı tutulmuştu, kral öldürmeyi kafasına koyanların peşinen öldürülmeyi göze almaları gerekiyordu.

Yürürlükteki sisteme göre, bu cezalardan indirimler de yapılabiliyordu. Suçunu gizleyenler, büsbütün affedilmiyorsa da, ödeyecekleri paranın bir kısmından kurtulabiliyordu. Öldürdüğü adamı yolun ortasına, herkesin göreceği şekilde bırakmayıp da kuyuya atarak ya da üstünü çalı çırpı ile örterek gizlemeye çalışanların ise vay haline.

Kadınlar ve çocuklar, özel bir şekilde korunuyordu. Evli bir kadın, kendi isteğiyle olsa bile, kaçırılmışsa kocasına sanki öldürülmüşçesine bir cezanın ödenmesini gerektiriyordu. Bir kadının eline, ya da koluna bile dokunmak, 15 “ metelik “ ten başlayıp 35 “ metelik” e varan bir cezaya ol açıyordu.

Bir kadının ırzına geçilmişse, bunun cezası 200 “ metelik”ti. Eğer olaydan zarar gören kimse çocuk denecek kadar genç ya da birkaç çocuk dünyaya getirmiş sağlıklı ve doğurgan bir kadınsa ceza birden üç misline çıkartılıyordu. Kadın hamileyse dört mislini bulurdu. Ama bir de bunun tersi vardı ki, onu burada belirtmekte yarar var : Bir kadın bir yabancıyla ilişki kurduğu takdirde ölüm cezasına hak kazanır, bir köleyle evlenirse de bütün korunma haklarını kaybederdi. Bu durumda bağlı bulunduğu klan, ona ölüme kadar varabilecek şekilde ağır ceza , değişmezdi : Tekerleğe bağlanıp gerilmek.

Kavgalarda , istemeyerek karşısındakinin vücuduna zarar verenlerin de kurtulmalarını sağlayan özel bir ceza tarifesi vardı : Bakın, bu konuyla ilgili yasanın 22. Maddesinde neler yazıyor :

“ eğer biri, bir başkasının elini ya da ayağını keser, bir gözünü çıkartır, burnunu ya da kulağını kopartırsa, altın olmak şartıyla 100 “ metelik “ ödeyecektir. Eğer el büsbütün kopartılmışsa 60 “ metelik “ cezayı gerektirir. “

“ Eğer biri bir başkasının elinin, ya ayağının başparmağını kopartırsa, 45 “ metelik” ceza öder. Kopartılan parmak başparmak değil de ikinci parmaksa, bu parmakla ok atmak için yayı geremeyeceği için verilecek ceza 35 “ metelik “ tir. Üçüncü parmak 15, dördüncüsü 9 , küçük parmak da 15 “meteliklik” bir ceza gerektirir. Eğer bir, bir başkasının konuşmasını engelleyecek şekilde dilini kesmişse, 100 “metelik” ceza ödemesi istenir. “

Küfretmenin de kendine özgü bir tarifesi vardı Franklar arasında. Biri özgür birini, “ tavşan “ ya da “ tilki”likle suçlamışsa, bu iki kelime, “ alçak” , “ hilekâr” anlamlarına geldiği için  6 “ metelik “ ödemesi gerekti.

Aynı ceza sistemi, tarla anlaşmazlıklar için de geçerliydi. Bir başkasının tarlasından arabasını yada buğday ekili arazisinden sürüsünü geçirenler yol açtıkları zarar nisbetinde ceza verirlerdi. Av köpeklerini ya da avcılıkta kullanılan atmaca ve benzeri gibi kuşları çalanlar, bu hırsızlıklarını parayla öderlerdi. Hele geyikleri çalan ya da öldürenler, bu suçlarının cezasından kurtulabilmek için keselerinin ağzını açmak zorunda bırakılırlardı.

Nasıl ? Aynı suçlar bugün de parayla ödenecek olsa, acaba böylesine yüksek tazminatlar alınabilir mi dersiniz ?…

Yorum yapın

Sponsor Sponsor Sponsor Sponsor

Günün Sözü

GEÇMİŞİNİ UNUTANLAR ,UNUTTUKLARI GEÇMİŞİ BİR KERE DAHA YAŞARLAR.